Kardelenkutupha...'s profile"KARDELENKUTUPHANE_LIBRA...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
"KARDELENKUTUPHANE_LIBRARY" BAHÇESİNE HOŞGELDİNİZ! (WELCOME TO GARDEN OF "KARDELENKUTUPHANE_LIBRARY")Öğrenme,AraştırmaVeOlumluYeniliklere Açıkİnsanlar,ManeviVeMaddi ilerlemeSağlarlar!(PeopleWhoAreBroadminded toLearn,ResearchAndPositive innovations,advanceSpirituallyAndMaterially.*DİKKAT! VideolarıRahatİzlemek için "Win.MediaPlayer müziğini Kapatmak Gerek!
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Makaleler ve Haberler Tarih Sırasına Göre
|
July 04 YILDA 6 MİLYON DAVA OLAN BİR ÜLKE HALKI RAYDAN ÇIKMIŞ DEMEKTİR !!!YILDA 6 MİLYON DAVA OLAN BİR ÜLKE HALKI RAYDAN ÇIKMIŞ DEMEKTİR !!! TÜRKİYE`DE BİR HAKİME DÜŞEN DAVA SAYISI YÜZDE 29 ARTTI Adalet Bakanlığı`nın `Adalet İstatistikleri`, Türkiye`de yargının iş yükünü gözler önüne seriyor. Bakanlığın verilerine göre bir hakime düşen dava sayısı on yılda yüzde 29.2 arttı. Ceza, Hukuk ve İdari Yargı Mahkemelerine 1998 yılında gelen toplam dava sayısı 4 milyon 101 bin 543 iken; 2007 yılında 5 milyon 934 bin 915`e ulaştı. Bir hakime düşen yıllık dava sayısı ise 1998 yılında 734 iken, 2007 yılında yüzde 29.2`lik artış oranı ile 948`e ulaştı. Türkiye genelinde toplam 5 bin 342 mahkeme var. İdari yargı hizmetleri ise 156 mahkeme tarafından yerine getiriliyor. Mevcut 14 bin 697 hakim ve Cumhuriyet savcısı kadrosunun 3 bin 796`sı boş. 37 bin 262 adalet personeli kadrosunun ise 6 bin 911`i boş. Avrupa Konseyi Etkin Yargı Komisyonu`nun (CEPEJ) 2008 yılında yayımlamış olduğu verilere göre 100 bin kişiye düşen hakim sayısı; Türkiye`de 9, Almanya`da 24.5, İngiltere`de 16.6, Yunanistan`da 28.4. Avrupa ülkelerinde bir hakimin bakacağı azami iş sayısı yaklaşık olarak 200 iken, Türkiye`de bir hakimin yılda ortalama 1078, Cumhuriyet savcısının 1417 hazırlık ve 447 ilamat dosyasına bakıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı`na son on yılda gelen dosya sayısı yüzde 155, Ceza Dairelerinde yüzde 138 ve Hukuk Dairelerinde ise yüzde 61.7 artış oldu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı`na 1998 yılında gelen toplam dosya sayısı 208 bin 474 iken, yüzde 155`lik artış oranı ile 2007 yılında 531 bin 660`a ulaştı. Dosyaların 181 bin 771`i karara bağlanırken; 349 bin 889 dosya ise 2008 yılına devretti. Yargıtay Ceza Daireleri`ne 1998-2007 yılları arasında gelen dosya sayısı yüzde 138 oranında arttı. 2007 yılında gelen 323 bin 738 dosyadan 129 bin 420`si karara bağlandı, 194 bin 318`i 2008 yılına devretti. Yargıtay Hukuk Dairelerine 2007 yılında gelen dosya sayısı 1998 yılına göre yüzde 61.7 oranında artış gösterdi. Gelen 422 bin 81 dosyadan 326 bin 128`i karara bağlanırken; 95 bin 953`ü ise 2008 yılına devretti. Danıştay dairelerine son on yılda gelen dosya sayısı da yüzde 62.7 oranında artış gösterdi. Danıştay dairelerine 1998 yılında gelen toplam dosya sayısı 127 bin 7 iken, 2007 yılında 206 bin 701`e ulaştı. Bu dosyalardan 88 bin 278`i karara bağlandı, 118 bin 423 dava ise bir sonraki yıla devretti. CUMHURİYET BAŞSAVCILIKLARINA GELEN DOSYA SAYISI YÜZDE 113 ARTTI Cumhuriyet Başsavcılıkları`na son on yılda gelen dosya sayısında da artış var. Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen dosya sayısı yüzde 113.2 arttı. 1998 yılında Başsavcılıklara gelen dosya sayısı 2 milyon 553 bin 64 iken, 2007 yılında 5 milyon 443 bin 37`ye ulaştı. Yine bu zaman diliminde başsavcılıklara gelen ilamlarda yüzde 28.2 artış oldu. CMK 250 maddesi ile görevli Ağır Ceza Mahkemeleri Cumhuriyet Başsavcılıkları`na 1998 yılında gelen dosya sayısı 28 bin 208 iken; 2007 yılında yüzde 9.6`lık artış ile 30 bin 902`ye ulaştı. Yine bu süreçte CMK 250 maddesi ile görevli Ağır Ceza Mahkemeleri Başsavcılıklarına gelen ilamlar yüzde 13.8 artış gösterdi. Ceza mahkemelerinde son on yılda gelen dava sayısı yüzde 37.2, Hukuk mahkemelerinde yüzde 39.6 ve İdari yargı mahkemelerinde yüzde 207.3 arttı. Ceza mahkemelerine 1998 yılında gelen dava sayısı 2 milyon 228 bin 788 iken, yüzde 37.2`lik artış oranı ile 2007 yılında 3 milyon 58 bin 701`e ulaştı. 1998 yılında hukuk mahkemelerindeki dava sayısı 1 milyon 717 bin 107 iken, yüzde 39.6`lık artış oranı ile 2007 yılında 2 milyon 397 bin 875`e ulaştı. İdari mahkemelerine (Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemeleri) 1998 yılında gelen toplam dava sayısı 155 bin 648 iken; yüzde 207.3`lük artış oranı ile 2007 yılında 478 bin 339`a ulaştı. (CİHAN) http://www.tumgazeteler.com/?a=4562766 ; 20.01.2009 * * * * * * * HUKUK VE ADALET HAKKINDA SİRENLER ! … * Adalet ve ahlakın olmadığı yerde, huzur ve başarı olmaz ! (Memduh ÖZCAN) * Örümcek ağına benzer bugünkü kanunlar; kuşlar deler geçer, sinekler takılır kalır! (Ferit KAM) *YORUM (Mimoza33): Yakın bir gelecekte zalim kuşlar helak olacak, sineklerin takıldığı zalim kanun adamları da helak olacak; yalnız uğur böcekleri kurtuluşa uçacak ! * * * * * * *
KİM DEMİŞ KURUMLAR ARASI ÇATIŞMA YOK DİYE! İbrahim KARAGÜL 02 Temmuz 2009 Perşembe
Haftalardır hepimizi rehin alan tartışmanın şekli tam bir Türkiye klasiği. Bir sorunu çözmekten çok, o sorun üzerinden kamplara ayrılma, safları belirleme, meydan muharebesine girme, hesaplaşma düşüncesi ve sorunu fırsata dönüştürme becerisi hiçbir ülkede Türkiye kadar gelişmemiştir. Çünkü hiç bir ülkede iç iktidar çatışması, paylaşım kavgası bu kadar derin, bu kadar sarsıcı, bu kadar uzun ömürlü olmuyor. Her ne kadar kurumların uyumuna dikkat çekilse de, yıpratılmaması uyarısı yapılsa da, Türkiye siyasi tarihinin en derin ve sancılı iktidar hesaplaşması yaşanıyor, bu bir gerçek.
http://www.habervakti.com/news_details?page=articles&id=1443 ;
02.07.2009 JET TAHLİYE HAKİMİ YİNE ŞOK ETTİ ! 02 TEMMUZ 2009 PERŞEMBE 18:20
14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin izinli hakimi yerine atanan hakimin görevlendirme süresinin 1 hafta olduğu bildirildi.
Anadolu Ajansı, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın Beşiktaş'ta bulunan 14. Ağır Ceza Mahkemesinin bir üyesinin izinli olması nedeniyle hakim Faik Saban'ı, bu mahkemede hafta başından itibaren geçici üye olarak görevlendirdiği bildirmişti. 02.07.2009
PÜF NOKTA: “Bir deli kuyuya taş atmış, 40 akıllı çıkaramamış! Kuyudaki taş ancak kerametle çıkar! J Politik oyunları, yüzlerce akıllı araştırmacı inceliyor, çoğu zaman yine de çözemiyor! Ha ha ha! *Erenler himmeti de olmasa, neredeyse Dünyayı bombalamak isteyeceğiz! İnsanın zihninden geçeni okuyorlar ! Beni hayatta açıkça destekleyen 1 kişi var herhalde derken, 11.30 civarında “Mübarek çaycı amca” geldi, zahirde 2 kişi destekliyor, fakat o ricalü’l gaybın temsilcisi. Çevremde görünmeyen bir ordu var ! Bir de ben, “Seylan Çayı da içiyorum”, deyince, “İçme!” dedi. Bir hikmeti vardır herhalde ! Mimoza33, 04.07.2009
*HEDİYELERİ DERLEYEN, TOPARLAYAN, PAKETLEYEN , BAZEN DE GİZEMLİ BULMACALARIN ANAHTARLARINI İLİŞTİREN J : June 24 Bölüm2_DUNYA DISI VARLIKLARA_UZAYLILAR_DAIR SASIRTICI GERCEKLERUZAYLILAR EVİME SALDIRIYORLAR... Evine 5 göktaşı düştü, ufoları kızdırdığını düşünüyor. Belgrad Üniversitesi uzmanları, Radivoje Lajiç'in kendilerine teslim ettiği kaya parçalarının göktaşı olduğunu doğrularken, evin üzerinde bulunduğu sahada manyetik bir çekim alanını olup olmadığını araştırıyor. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/21955-uzaylilar-evime-saldiriyorlar-haberi.aspx ; 08.04.2008 EŞMELİLER: UZAYLILAR AYIYA BENZİYOR 7 yıl önce gördükleri uzaylıyı taşla kovalayan köylüler, bu kez yanına gitti ve gördükleri karşısında şaşkına döndü. Uşak'ın Eşme İlçesi'ne bağlı Narlı Köyü'nde 7 yıl önce gördükleri uzaylılara taş atan bazı vatandaşlar dün sabah da uzaylı gördüklerini iddia ettiler.Tütün tarlasında çalışan Hasan Tülü (37) eşi ve 3 çocuğu bir metreden büyük olan cismin, üzerinin çok parlak bir madde ile kaplı olduğunu söyledi. Tülü, ''Kaç sefer çektimse, görüntü alamadım, çektiğimde bembeyaz bir görüntü oluşuyor'' dedi. Ferah Tülü ise uzaylı olduğunu ileri sürdüğü cismin küçük bir ayıya benzediğini söyledi. Tülü, "Cismin göğsünde kırmızı bir şerit vardı. Yerden 300 - 400 metre yükselip yavaşça üzerimize geldi. 50 metre yükseklikte 20 dakika asılı kaldı. Ve sonra hızla gözden kayboldu" dedi. Narlı Köyü eski muhtarlarından Sami Can da bu cisimlerin 2001'den beri geceleri çok alçaktan ışıklı ve yavaş bir şekilde köylerinden sürekli geçtiğini savundu. Uzmanlar ise köylülerin gördüğü görüntülerin göz yanılsaması olduğunu söyledi. Bu haber toplam 4898 defa okunmuştur. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/28244-esmeliler-uzaylilar-ayiya-benziyor-haberi.aspx ;10.06.2008
ABD'Lİ ASTRONOTTAN MÜTHİŞ İDDİA! (UZAYLILAR E.T'YE BENZİYORMUŞ) Dr. Mitchell, NASA'da çalıştığı dönemde Dünya'ya birçok UFO ziyareti yapıldığından da haberdar olduğunu, ancak bunların da üstünün örtüldüğünü bildirdi. Mitchell, 1947'de New Mexico'nun Roswell bölgesine UFO düşmesi olayının da gerçek olduğunu söyledi. Mitchell, "Bu olayların üstü hükümetlerimiz tarafından son 60 yıldır çok iyi bir şekilde örtüldü, ancak yavaş yavaş dışarı sızdı ve bazılarımız bunların bir kısmı hakkında bilgi edinme ayrıcalığına sahip olduk" dedi. 1971'de Ay'daki en uzun yürüyüşü yapan Mitchell, bir radyoya verdiği mülakatta, NASA'da uzaylılarla temas kuran kaynakların, uzaylıları "bize acayip gelen küçük insanlar" diye tarif ettiklerini anlattı. Mitchell, muhtemelen bu "hakiki ET'lerin" geleneksel koca kafalı, büyük gözlü uzaylı imajına uyduğunu söyledi. Dünyalıların teknolojisinin uzaylılarınki kadar karmaşık olmadığını belirten Mitchell, "Uzaylılar bize düşman olsalardı, şimdiye kadar mahvolmuş olurduk" dedi. NASA ise Mitchell'in iddialarını yalanlamakta gecikmedi. Bir NASA sözcüsü, uzay kurumunun UFO'ları izlemediğini, gerek dünyada, gerekse kainatın başka bir yerindeki uzaylıların varlığını gizleme yoluna gitmediğini söyledi. Mitchell, Apollo 14'ün komutanı Alan Shepard ile birlikte Ay üzerinde 9 saat 17 dakika yürüyerek en uzun yürüyüşü yapmıştı. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/33470-abd-li-astronottan-muthis-iddia-haberi.aspx ; 24.07.2008
DÜNYAYA GELMİYORLAR
(Discovery Uzay Mekiği’nin Amerikalı komutanı Mark Kelly) Uzaylılar'ın dünyayı ziyaret etmemesinin basit bir sebebinin bulunduğunu, yolculuğun zor olduğunu belirten Kelly, ''Deneyimlerimizden Uzay'da yolculuk çok zor ve ben Uzaylılar'ın dünyayı ziyaret etmediğini düşünüyorum'' dedi. http://www.bugun.com.tr/haber-detay/34301-uzaylilar-zor-diye-dunyaya-haberi.aspx ;
30.07.2008 UZAYLILAR 35 TÜRK'Ü KAÇIRDI! ARAMIZDA DOLAŞIYORLAR Dünyada kaç kişi UFO görmüş? ADAM KAÇIRANLAR GRiLER Evet. Daha da ilginci; bir kadının kimseyle ilişkisi yok. Doktora gidiyor ve hamile olduğunu öğreniyor. Hipnozla kaçırıldığı öğreniliyor. Hipnoz bilinç altını konuşturuyor. Fay hattında 17 Ağustos öncesi gibi UFO artarsa bu sefer siz ne yapacaksınız? Onu kaçıran uzaylı türü sizce hangisiydi? (Reyhan Karaca’yı) http://www.bugun.com.tr/haber-detay/71152-uzaylilar-35-turk-u-kacirdi-haberi.aspx ; 06.06.2009
Röportaj: Şebnem ÖZUZCAN “10’DAN FAZLA UZAYLI TÜRÜ VAR”
Ünlü şarkıcı Reyhan Karaca'dan sonra piyanist- besteci Anjelika Akbar da 'Orada Neler Oluyor'da 9 yaşından itibaren UFO gördüğünü söyledi.
Akbar şöyle konuştu: "Babam, Moskova'da Uluslararası Astronotlar Federasyonu Üyesi. Büyük ve gizli araştırmalara katılıyor. Bana anlatamayacağım sırlar verdi. Konuşursam insanlar kaldıramaz. Ama şunu söyleyebilirim ki; 10'dan fazla uzaylı türü var. Aralarında ikiye ayrılıyorlar: İyi niyetli uzaylılar, kötü niyetli uzaylılar."
Bu haber toplam 707 defa okunmuştur
http://www.bugun.com.tr/haber-detay/72084-“10’dan-fazla-uzayli-turu-var”-magazin-haberi.aspx ;
19.06.2009
MİMOZA33’ÜN YORUMU: Kıymetli kâşifler ve macera ruhlular! Başka âlemlerden gelenler ve UFO konusu çok uzun olduğundan şimdilik yalnız bir-iki noktaya değineceğim. Görünen ve yaşanan birçok UFO olayları, uzaydan gelenler ve diğer normal ötesi olaylarda çözülemeyen ve karıştırılan püf nokta şu: UFO’ların hangilerini cinler, hangilerini başka âlemlerden gelenler oluşturuyor? Cinler, hadis-i şerifte de belirtildiği gibi ahir zamanda yeryüzünde daha çok görünecekler! Buna istinaden UFO olaylarının çoğunu cinler oluşturmaktadırlar. Örnek olarak medyada meşhur olmuş, bir hastanede gece çekildiği belirtilen fotoğrafta “beyaz ışık şeklinde görünen hayalet” i göz önüne aldığımızda; Uşak’ın Eşme ilçesindeki Hasan Tülü de 2008 Haziranında, fotoğraf çektiğimde, “Bembeyaz bir görüntü oluşuyor.” Dediğinden, ve cinler de yılan, kedi, köpek, ayı , UFO gibi şekilleri oluşturabildiğinden o ayının cin olma ihtimali yüksek! Cinler, enerjiden oluşan varlıklar olduğu için fotoğraflara pek somut nesneler olarak çıkmıyorlar! Yalnız bir işaret, soru uyandırdı. Küçük ayının göğsündeki kırmızı şerit ilginç! Hiçbir cin hikayesinde üzerinde böyle bir şerit olan duymadım ! Son olarak kısa bir espri yapayım; o küçük ayı tütün tarlalarının oralara geldiğinden sigara kaçamağı yapmaya gelmiştir afacan! J Hoşça kalın! Kardelen Kütüphane Mesaj Grubundan Mimoza33; 20 Haziran 2009 http://kardelenkutuphanelibrary.spaces.live.com
![]() June 20 DÜNYA DIŞI VARLIKLARA (UZAYLILAR)DAİR SASIRTICI GERCEKLER !Bölüm 1: ERRA GEZEGENİ’NDEN GELEN PLEIADESLİLER’LE GÖRÜŞEN BILLY MEIER VE ÖĞRETİLER 3 Şubat 1937’de İsviçre’de doğan “Billy” Eduard Meier, yaklaşık 65 yıldır Pleiades takım yıldızından gelen dünya dışı varlıklarla fiziksel ve telepatik olarak temas içinde bulunmaktadır. Erra gezegeninden gelen Pleiadeslilere sözcülük yapan Billy Meier, bize onların büyüleyici ve ezoterik öğretilerini ve bilgeliklerini iletmekte ve üstlendikleri insanoğluna rehberlik etme görevinde onlara yardımcı olmaktadır. Billy’nin dünya dışı varlıklarla olan teması henüz 5 yaşındayken başlamıştır. Pleiades’ten gelen dünya dışı varlık Sfath, öğretileriyle Billy’i hayatının misyonuna hazırlamış, Billy’nin temasa geçtiği ikinci varlık olan Asket ise 11 yıl boyunca onu eğitmeye ve ona dünyevi ve dünya dışı inançlar ve kültürler hakkında bilgi vermeye devam etmiştir. 28 Ocak 1975 günü, Billy ve Pleiadesli dişi varlık Semjase arasında, 100’den fazla teması kapsayacak bir iletişim başlamıştır. Semjase’yle aynı uzay gemisinde bulunan Ptaah ve Quetzal adlı iki uzay adamı da bu temasların bazılarında onlara eşlik etmişlerdir. Bunlardan Billy’nin merhametli bir bilgeliği olan yaşlıca bir adam olarak tanımladığı Ptaah genellikle anagemide bulunmaktaydı; Quetzal ise üs komutanıydı. Uzay gemisi ve içindekilerle Billy düzenli aralıklarla buluşmaya başlamışlardı. Pleiadesliler, Billy’yle özel konuşmalar ve telepati yoluyla temasa geçmekteydiler. Pleiadesliler ve daha ileri varlık formları tarafından iletilen ve dünya tarihi, insanlık, bilim ve ruhsal konular hakkında ilginç bilgiler veren temas konuşmaları satırı satırına kayda geçirilmiştir. Bunlardan bazıları Pleiadeslilerin isteği üzerine bizzat Meier tarafından yazılmıştır. Meier, 1989 yılından bu yana Semjase’nin babası Ptaah’la yılda yaklaşık dört kez temasa geçmektedir. Pleiadeslilerle olan temaslarının toplam sayısı 50’yi aşmaktadır. Meier, uzaylıların anavatanları olan Erra gezegeninin Dünya’ya çok benzediğini ve onun daha temiz ve saf bir kopyası olduğunu söylemektedir. Pleiadesliler yükselişe giden yolu çok önceden seçmişler; gelişimleri süresince pek çok iniş çıkışlar yaşamışlar ve çeşitli dönemeçlerden geçmişlerdir. Muhteşem bir uygarlığın çöküşüne şahit olan Pleiadesliler arasından kurtulmak amacıyla birleşen bir grup, Erra gezegenine yerleşmiş ve uyumlu bir toplum olarak büyümeyi ve gelişmeyi başarmıştır. Billy Meier’ın deneyimleri kayda geçen en uzun belgelenmiş temas hikayesini oluşturmaktadır. 1978 baharında, Meier uzaylılarla toplam 105 kez yüzyüze görüşmüştür. Bu temaslar, çok sayıda dikkat çekici ve benzersiz kanıtın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bazı temaslar sırasında, Semjase, Billy’nin tabak biçimindeki uzay aracını uçuş manevraları yaparken fotoğraflamasına izin vermiştir. Billy, ışık gemisi adı verilen bu uzay aracının 2.000’den fazla fotoğrafını çekmiştir. Meier bu uzay araçlarını filme de almış, ayrıca başka güneş sistemlerinden geldiğini söylediği kristaller ve metal örnekleri sunmuştur. Bu metal örnekleri IBM ve bazı NASA yetkilileri tarafından da incelenmiş ve dünyada bulunmayan bazı garip elementler içerdiği tespit edilmiştir. Pleiadeslilerin uzay aracı sadece Meier tarafından değil, sayısız kişi tarafından gözlemlenmiş; tanıklar iddia edilen olayların gerçek olduğunu görerek büyük hayrete düşmüşlerdir. Bu gözleri açan deneyimler, uzaylılarla olan temaslarından bahsettiği için deliliğinden şüphe edilen İsviçreli çiftçiye gereken desteğin verilmesini sağlamıştır. Tanıklar sadece Billy’nin teması yoluyla oluşmuş olabilecek açıklanamayan olaylar gördüklerini, duyduklarını ve yaşadıklarını söylemektedirler. Bu tanıklar arasında sadece Billy’nin arkadaşları ya da yardımcıları değil, aynı zamanda tamamen konuyla ilgisiz, farklı bir çok insan bulunmaktadır. Örneğin, 1975’te uzaylılarla Billy’nin buluşma yeri olan Bachtel Dağı yakınlarında düzenlenen bir müzik festivalini izleyen seyirciler gece ışık gemisinin gösterilerine şahit olmuşlardır. Billy Meier olayı UFO tarihinde benzersiz olarak kabul edilmektedir. Tanıkların ifadeleri ve çeşitli yazılı ve görsel materyallerle belgelenmiş ve zenginleştirilmiş bir başka temas olayı bulunmamaktadır. Billy ve Pleiadesliler arasında geçen konuşmalar ve öğretiler insanlığa çok değerli dersler vermeye devam etmektedir: “Bizim için zaman şimdiki andır.” Ptaah “Zaman, uzaklık, uzunluk, renk…bunların hepsi kişinin perspektifine göre değişen şeylerdir. Örneğin biz, dağların yüksekliğini deniz seviyesinden değil, Erra’nın merkezinden olan uzaklığını bularak ölçeriz. Eğer bu dünyada yapılsaydı, en yüksek sıradağların Güney Amerika’daki Ant Dağları olduğu ortaya çıkacaktı.” “Sevgi, bir kişinin ebedi gücü yayabileceği bir araçtır; sevgi ölümü mağlup eder ve ışık yayar; sevgi bilgeliği, barışı ve aklımızın alamayacağı diğer her şeyi somutlaştırır.” “Dünya insanını gelişimini sınırlayan tek şey yine Dünya insanının kendisidir.” “Bilgelik, ruhunun varlığını farkeden ve onunla birlikte Yaratılış kurallarına göre çalışan bir insanın işaretidir. Bilgelik ve ruh, güneş ve güneş ışığı gibi tek bir vücutta hareket eden iki faktördür…her ikisi de sıcaklık ve ışık verir.” Semjase ‘Temasçı’ olarak ünlenen Eduard ‘Billy’ Meier , çocukluk yıllarından beri Pleiades’den gelen varlıklarla temas halinde olduğunu iddia ediyor . Ve bu iddiasını destekleyen bir çok kanıtı da var. Meier , 1975-76 yılları arasında NASA ve Amerikan Hava Kuvvetleri’nden uzmanlar tarafından incelenip gerçekliği onaylanmış binin üzerinde renkli ve mükemmel görüntü kalitesinde UFO fotoğrafı çekti. UFO’ların çıkardığı vızıltıya benzer sesleri kaydetti ve Holywood ses mühendislerinin benzer efektleri oluşturmak için gelişmiş bir kayıt stüdyosunun gerektiğini söyledikleri ses efektleri ortaya çıkardı. IBM’in uzman kimyagerleri tarafından üretilmesinin ancak dünyada henüz keşfedilmemiş bir ‘soğuk füzyon’ işlemi sonucu mümkün olabileceği açıklanan metal parçalarını beraberinde getirdi. Ayrıca temasları sırasında yanında bulunan ve parlak uçan cisimlerin gelip gidişine şahit olan 40’ın üzerinde görgü tanığı var. Meier , artık tüm ilgisini bu işe yönlendirmişti. Gece gündüz çalışarak , dünya-dışı varlıkların mesajlarını ve temasları sırasındaki konuşmaları tek sağlam koluyla yazıya geçirdi. Geceler boyunca temasları için hazırda bekliyor , sabahın erken saatlerinde tamamen tükenmiş ve çalışamayacak halde eve dönüyordu ; sonunda kendisini destekleyen insanlardan gelen teklif üzerinde kırsal bölgede , ‘Semjase-Gümüş-Yıldız-Merkezi’ adını verdikleri bir komüne yerleşti. http://www.siriusufo.org/tr/?fx=sayfa_ac&url=html/yakin_temas/temas_billy.asp ; 10.06.2009 DEVAMI VAR... DİPNOT: Yukarıdaki 3 Fotoğraf, 2006 Mayıs ayında ABD California Lawton'da devriye arabasına yerleştirilmiş yüksek çözünürlüklü kameradan alınan gerçek görüntüler olduğu bildirilmiştir ! June 13 DEVLET İÇİNDE, KÖTÜLÜK VİRÜSÜ BULAŞMIŞ POLİTİKACILARA KARŞI ALLAH’IN HİMAYESİNDE SAVAŞ !DEVLET İÇİNDE, KÖTÜLÜK VİRÜSÜ BULAŞMIŞ POLİTİKACILARA KARŞI ALLAH’IN HİMAYESİNDE SAVAŞ ! Akıl,kanun,vicdan ve ahlakın işlemediği bataklık gibi toplumlarda, kurumlarda, geçerli olan şeyler: Para, güç, taraftarlık, Şeytani hizmetkarlık… Yalancı, hilekar, sahtekar, kalpleri mühürlü gafil politikacılar,bürokratlar, ne kadar kanıtlı gerçekler anlatılırsa anlatılsın, kanun maddesi gösterilirse gösterilsin, “Bize bir şey tesir etmez!” anlamında zulüm ve hilekarlıklarına devam ediyorlar! Onlara şu tesir eder: Allah’ın musibeti ve köpek virüsü ! Gerçekleri ve yaşadığı haksızlıkları bildirip tazminat istediği için öğretmen, yazar arkadaşa, ahlaki ve sosyal tespitler ve tavsiyeler içeren makale gönderdiği için Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından iftira nitelikli iddiaların soruşturması süresince tam 10 kuruma 78 sayfalık 38 kanıtlayıcı belgelerle müracaat edildi. Sonuç, Mayıs 2009 itibariyle beşeri adaletin fiyaskosu! Zır cahillik ve sapıklığın geçici zaferi! Şimdi dava, İlahi Adalete de duayla havale edilmekle beraber haziranda hukuk savaşının 5. aşamasına geçip 3.operasyona başladık. “Yarası olan gocunur.” Atasözü, bunların hasta olduğunu ispatlıyor ! Bütün münafıklara ve zalimlere lanet olsun! Eğer dürüst, haklı ve cesur olduğunuzdan eminseniz, açık meydanda, halkın önünde karşılıklı lanet okuyalım! Her zaman varız! Allah zalime mühlet verir ama asla ihmal etmez! Zalimlerin hiç anlamadığı şey, ilahi emirlerde bildirilen musibetin ne zaman geleceği konusuyla ilgilidir. Allah (c.c.), azgınlaşanı kısa sürede kahredicidir, bazı zalimlerin cezasını da uzun zaman sonrasına bırakır. Bu Kur’an’da şöyle bildirilir: (Resulüm!) Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor. (Kur’an: 14/42) Önemli bir husus da şu: Ülkemizde bazı disiplin cezaları, doğru da olsa iftira da olsa, daha sonraki 5-10 yıl memurun iyi hali devam etmişse, müracaatla sicilden siliniyor. İftira ise niye 5-10 yıl kalsın ki! Birkaç yüzyıl önceki insanların bile ölüp her şeyiyle silindiği bir gezegende yalan ve iftira olan şeylerin silinmemesi, akla da vicdana da ters ve yanlış ! Halkımız için KIRMIZI ALARM DURUMU nedir fark etmediniz mi? Gerçeklerin bilinmemesi veya kanıtların yokluğu, azlığı değildir! İnsanların kalbini salgın bir hastalık olarak kaplamış olan ‘KORKU’ dur; KORKU, KORKU, KORKU !.. Zalimler, halkın korkusuyla besleniyor ve gittikçe canavarlaşıyor! Ey halkımız, içinizdeki korkuyla yüzleşme ve savaşma zamanı. En büyük düşman insanın içindeki nefs ve korkudur ! Size korkuyu yenebilmeniz için ‘Tılsımlı lazer kılıcı ‘5 Kaf Ayeti’ ni veriyoruz. 5 Kaf Ayeti’ni inkarcılar okusalar Allah dilerse mü’min olurlar, günahkar Müslümanlar okusalar salih ve cesur bir savaşçı olurlar ! Yâni her iki yönden de Müslümanlar kazançlılar! Haydi aslanlar, kardelen savaşçıları ! Allah’ın adını yüceltmek, özgürlük ve aşk için, zulme, şeytanların gizli egemenliğine, yalana, hilekarlığa, sahtekarlığa karşı çekin lazer kılıçlarınızı, gazanız mübarek olsun ! En Büyük Hakim, Adil, Cebbar,Kahhar olan Yüce Allah, “Yürü ya kulum!” anlamında, “Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir. (Ankebut Süresi; 69) buyurmuş. Zümer Süresi 36. Ayette de, “Allah kuluna kâfi değil mi?...” buyurarak teşvik ettiğinden kimseden bir şey beklemeden, Allah’ın ismini yüceltmek için, O’nun aşkı için, O’nun himayesinde kendi başımıza savaşıyoruz. İftira ile ilgili, insanlığa da ilahi ikaz içeren âyette Yüce Rabb şöyle buyuruyor : “Allah’a yalan uydurmayın. Sonra bir azap ile kökünüzü keser ! (Taha Süresi: 61) İnanır ve güvenirseniz, Allah (c.c.) yâr ve yardımcınız olur! 13.06.2009; Kardelen Kütüphane Mesaj Grubu
Not: 5 Kaf Ayeti web alanımızda “Sosyoloji Yardımlaşma” kategorisinde vardır. June 06 1.SINIF OGRENCISI SEMANURUN RUYASINDA ZAFER ISARETI
1. SINIF ÖĞRENCİSİ SEMANUR’UN RÜYASI; 02.06.2009 Salı (RÜYASINDA HOCASIYLA YAŞADIĞI ÖNEMLİ MACERA ) “Hayran raeyte ve hayran yekünü…” Rüyada Semanur gece bir ormana gitmiş. Yanında öğretmeni Memduh varmış. Önüne 3-4 tane ayı çıkmış, biraz korkmuş. Ayıların yan tarafında ateş varmış, ayılar, “Bizi yakacaklar!” diye korkmuşlar. Memduh Öğretmen, Semanur’un sırtını sıvazlayarak,” Korkma, korkma! Bunlar benim ayım!” demiş. Sonra ikisi ayının üstüne binmiş. Öğretmen önceden eğittiği için el işareti yaptığında ayı istediği yöne gidiyormuş. Yolda giderken önlerine 2 köpek çıkmış, havlamışlar. Öğretmen zafer işareti yapınca köpekler havlamayı bırakmış. Çünkü onları önceden tanıyormuş. Havlamayı bırakıp ayının yanında yürümeye başlamışlar. Sonra önlerine kaplan çıkmış. Kaplan öğretmeni tanımamış ama öğretmen onu tanımış. Öğretmen ayının sırtından inip kaplanı eğitmeye çalışmış. Aradan 1 ay geçmiş. Kaplan öğretmene alışmış. O da grubu takip ederek yola devam etmiş. Yolda giderken altın gibi parlayan ışıklı yuvarlak bir kapak görmüşler. Öğretmen inip bakarak eliyle silince hazinenin kapağı olduğu ortaya çıkmış. Kilitliymiş ve anahtarı görünmüş. Öğretmen, anahtarı alıp açmış. Açınca içinden parlak ışıklı sarı küre çıkmış. Onu eline alınca dilekler gerçek oluyormuş. Öğretmen onu eline alıp yola devam etmiş, ormandan çıkmışlar. Öğretmen omzuna asılı çantaya o değerli, ışıklı küreyi koymuş. Ormandan çıkarken bir tekne görmüşler. Ayılarla Afrika’ya motorlu tekneyle gidiyorlarmış. Denizde yolculuk yaparken yavru bir köpek balığı tekneye atlamış, ölmüş. Afrika’ya varmışlar, yerlileri görmüşler. Öğretmen ışıklı topu çıkararak yerlilerin dillerini anlaması için dilek tutmuş, yerliler de anlamışlar. Semanur ve öğretmenin sorduğu, gitmek istediği yeri tarif etmişler. Orada vahşi hayvanlar varmış. Oraya varınca önlerine ayı çıkmış, kızgınmış. Çünkü oradaki insanlar yemek vermemişler. Semanur ve öğretmene saldırmaya çalışmış, Semanur’un omzu az çizilmiş. Orada ikisi sınıftan birini görmüşler. O, Ayselmiş. Aysel yaralıymış. Semanur yarasını öğretmenin gömlek parçasıyla sarmış. Sonra o iyileşmiş. Ağaçlı yolda giderlerken bir arslan yavrusu çıkmış. Onu da oranın halkı delirtmiş. Saldırmaya çalışmış. Öğretmen ışıklı küreyi Semanur’a vererek, şunları söylersen bu arslan bize alışır, diğerleri de alışır!” demiş. Semanur söylenenleri yapınca her hayvan alışmaya başlamış. Sonra gruplarına katılan hayvanlar çoğalmış; her tür hayvan varmış. Bir tek Allah’ın sevmediği hayvan “Domuz” yokmuş! Sonra o adadan da çıkmışlar. Şehre gelmişler. Orası kendi dilleri konuşulan İzmir gibi şehirmiş. Orada yerleşmişler. Semanur’un nüfus cüzdanı çıkmış, onda kendi yüzünü görmüş. Sonra başka insanlar Semanur’a öğretmen için, “Bu senin baban (gibi) !” demişler. Çünkü birbirlerine çok benziyorlarmış. MİMOZA33’ÜN YORUMU: *Bu rüya, bizim devlet içinde zalim çetelere karşı olan savaşımızı yansıtan bir rüya! *Köpekler, taraftarlık yapan, yalan ve hileyle insanı suçlayan bürokratları temsil ediyor ! *Ayılar ise, güç ve mevki sahibi fakat öğüt tutan, olumlu yönde değişebilen kişiler! *Dilekleri gerçekleştiren ışıklı küre, dualar ve Kur’an ayetleri ! *Aslan, sayıları çok az olan dürüst, adil, cesur kimseleri temsil ediyor ! *Semanur; Yardımcı yakın arkadaş, yoldaş. *Aysel: İyi kalpli fakat zayıf bünyeli, yaralı bir dost. *Gömlek parçasıyla yaranın sarılması: Hz.Yakub a.s.’ın görmeyen gözlerinin Hz.Yusuf(a.s.)’ın gömlek parçasıyla iyileşmesine istinaden yaralı dost Aysel’in iyileşmesi veya iyileşmesine vesile olmak. Elhamdülillahi Rabbi’l alemin, vessalatü vesselamü ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmeın. * Niyet iyiyse, âkibet iyi olur! Selamlar ve iyi dileklerle… 06 Haziran 2009
· Sonra biz Allah’tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız. (Kur’an; Meryem Süresi:72) · Gerçeğe inanmak için 6 adım gerekir: 1-Önyargısız geniş görüş 2-Cesaret 3-Yaklaşım 4-Dinlemek 5-Düşünmek 6- Anlamak (Memduh Özcan) · Mal kaybeden, bir şey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmistir. (Goethe) Cesaretin bittiği yerde esaret başlar! WORLD LIST-1
"Bir elin nesi var; iki elin sesi var!" Olumlu fikirler, görüşler, yapıcı eleştiriler, iyi dilekler, YILDIZLAR kadar ışık vericidir! * Chat Box (Sohbet Penceresi) eklenmemesi rica olunur !
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|